Bir Martıyı İzlerken Ben...

kanat çırpmak;
hali hazırda etrafında olan her şeye kafa tutmak gibi...
tüylerini havalandıran kudretli rüzgarı itip, gücünden güç almak gibi...
sabit durduğunda gerilemene sebebiyet verebilecek kadar güçlü olan rüzgarları, kanat çırpışınla itaate zorlamak, zoraki itaat ettirmek ve gücüne güç katmak gibi...
yönünü belirlemeye çalışan asi oluşumlardan güç alıp, kendi yolunu kendin çizmek gibi...
düşmanının en zayıf noktasının, en güçlü olduğu yönünün olduğunu kavramak gibi, kanat çırpmak...
garip olanı; rüzgarı bazen okşayıp geçiyor olmasıyla betimlemek, bazense yönünü belirlemeye çalışmakla suçlamak...
ama en güzeli; asi rüzgarlara karşı; kanat çırpmak!
kanat çırpıyorum yüreğimdeki umut tohumlarıyla,
kanat çırpıyorum sonsuz gök yüzünün koynuna,
kanat çırpıyorum ben doğduğumdan beri, sonsuzluğa!
kanat çırpıyorum ve çırpacağım ben, sonsuza...
başlığın devamı; dik dik kanatlarını kaldırdı rüzgara doğru ve inceliklerini hiçe sayarak, rügzara karşı geldi, uçtu dakikalarca...
o uçarken ben; yıllardır bu eylemi gerçekleştirdiğimi fark ettim...
belki uçmadım ama; karşı çıktım... tüm asi rüzgarlara...

2 Yorumcu Katılımı:

wakan tanka dedi ki...

kanat çırpmak; sadece süzülmek öylece, hiç birşey yapmadan, düşünmeden, belki özgürlüğe, belki boşluğa belki de ebediyete...

ama sadece kanat çırpmak....

keşke biz de çırpabilsek, uçabilsek, bizde çıkartabilsek hayatın bize başettiği o eşsiz tadı...

yüreğine sağlık

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

@wakan tanka;
kanat çırpmak için, gerekli materyaller var, bunun bilinci yitirilmediği sürece, bahşedilir bu mükemmeliyat...
mükemmellik; üzerinize olsun efenim...